ennlru

silifke Taşucu tisan bogsak ve cevresi

Tarihi değerleri, doğal güzellikleri, doğaya acılan Kapı TAŞUCU
Mersin Antalya karayolu üzerinde Mersin yönünden  Akdeniz kıyısına paralel gelirken silifke’yi  bitirdiğiniz anda Taşucu beldesi tüm şirinliği ile karşınıza çıkıyor. Ana yoldan sahile doğru kıvrıldığınızda net havalarda silueti görünen yavru vatan Kıbrıs'a bu noktadan itibaren sadece cok kısa bir mesafe kalıyor..
 
Sahil boyunca uzanan kıyı bandı üzerinde, alış veriş dükkânları, bilet satış acenteleri, manzaralı restoranlar, çeşitli heykeller ve figürlerle hareketlendirilmiş temalı parklar, göz okşayan fıskiyeli süs havuzları palmiye ağaçlı dinlenme üniteleri ile devam ediyor. Park içinde bir zamanlar Taşucu'nda yaşadığı rivayet edilen, efsaneleşmiş hikâyesi ile ünlü denizkızı heykelleri dikkat çekiyor. Liman içi günü birlik  gelen ve giden yat turu  heyecanlı yolcu trafiğine sahne olurken, kıyı boyunca bağlı duran teknelerin sayısı, günübirlik tekne gezilerine olan rağbet ve yöre balıklarının zenginliği hakkında ipucu veriyor. Uğurlamalar, karşılamalar, günübirlik gezilerden dönenler, sahil boyunca gezintiye çıkanlarla liman kendi atmosferini yaşarken, 27 km boyunca uzanan panoramik plaj, altın kumsalı, Akdeniz'in en temiz denizine davetkâr rengiyle ziyaretçileri kucaklıyor. Plajın gerisinde Taşucu Belediyesi tarafından yapılmış ve Kültür Merkezi olarak da hizmet veren Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Selanik'te ki evinin Türkiye de yapılmış, Ankara ve İstanbul da ki evlerden sonra 3. benzeri bulunuyor. Sosyal ve kültürel etkinliklere uygun olarak düzenlenmiş evin arkasında ise bazı antik kalıntılar, tarihi kilise binası, eski Taşucu evlerinden günümüze gelebilen örnekler ile kesme taş, ahşap kiremitli dam, kubbesiz bir yapı olan 1908 tarihli Haliliye Cami yer alıyor. Liman karşısında bulunan baca ise, bir zamanlar faaliyet gösteren un fabrikası yıkılınca anı olarak bırakıldığı belirtiliyor. Taşucu'lular tuğladan yapılma bacanın üzerine bir saat makinesi monte ederek, bacayı saat kulesi olarak değerlendirmenin planlarını yapıyorlar. Atatürk Caddesi liman karşısında yer alıp, mutlaka gezilmesi gereken müze binası, Taşucu'na has özellik taşıyan ve yöreye ait eserler barındırmasıyla ilgi çekiyor.

Amphora Müzesi
Günümüzde bir kısmı kullanılan yüksek ve kemerli taş bina, 1800 lü yıllarda deniz ticareti ve ihracatında kullanılmak üzere ambar olarak yapılmış.
Arslan Eyce tarafından Vakfa bağışlanan değerli koleksiyonla beraber 1997 yılında Kültür Bakanlığı tarafından resmi olarak müze haline getirilmiş. Arslan Eyce'nin 40 yıl boyunca büyük özverisiyle koleksiyon haline dönüştürülen, kırılıp yok olmaktan kurtarılan, kaçırılıp satılmaktan korunan, yaklaşık 400 adet Amphoranın bakım ve onarımları yapılmış.
2003 yılında estetik bir sergileme anlayışı içinde ziyarete açılmış. Müze çok kültürlü amphoraları barındırması ünlü. Roma ve Bizans eserleri arasında en eskisi M.Ö. 6. yy, en yenisi M.Ö. 12 yy tarihlenmesi, toprak ve taş heykelcikleri, gümüş paralar, fosiller ile kendi konumunda dünyanın en zengin müzesi olarak değerlendiriliyor. 3000 yıllık tarih süresinin yaşandığı Amphora Müzesinin merkezde bulunması, Kıbrıs'a gidip gelen yolcuları ağırlaması, yaz sıcağında taş bina serinliğinde keyifle gezilebiliyor olması, yerli ve yabancı turistler tarafından da büyük ilgi görmesine neden oluyor.

Günübirlik Tekne Gezisi
Marinada bağlı duran Göktuğ yatçılık gezi tekneleri Taşucu çevresinde düzenledikleri, gün boyu süren geziler için saat 10.00 da halat çözüp denize açılıyorlar. 110 ve 160 kişilik, iki tuvaletli özel duşlu teknelerle yapılan dört duraklı gezilerde ilk olarak NATO iskelesi, Liman Kalesi önünden geçerek, dibi kum olan Barbaros koyunda saat 10.30 da yüzme molası veriliyor. İkinci durak olan Dana Adası saat 12.30 da yemek molası olarak durulan mevkii oluyor. Mönüde çipura 3 çeşit salata, makarna açık büfede yer alıyor. Temiz havanın etkisiyle iştahla yenen yemekler sonrası saat 15.00 de Tisan Koyuna gelen tekneler iki saat boyunca yolcularına yüzme molası veriyor, çay servisi yapıyorlar. Arzu edenler, su sporları için ekstra ödemeyle, 8 kişilik muz (banana), ringo (hamburger) binip, su kayağı, sörf yapabiliyor. Tavla, okey, iskambil oynayıp, tekneden yapılan müzik yayınını dinliyorlar. Son durak olan Boğsak'a saat 17.00 de geliniyor. Tatilci yolcular, yüzme ve meyve ikram molası sonrası 17.45 de Taşucu'na geri dönüş yaparken içtikleri ekstraların hesabını da ayrıca ödüyorlar.

Göksu Deltası Milli Parkı
Bir doğa harikası olan Göksu Deltası ismini, yılın belirli dönemlerinde yeşil ve mavi karışımı bir renge bürünen Göksu nehrinden almış. Gölleri, kumulları, nadir bitki türleri yerli ve göçmen kuşlara ev sahipliği yapması, kaplumbağa yumurtlama alanları ile biyolojik çeşitlilik gösteren doğa harikasında Türkiye'de yaşayan 450 çeşit kuş türünün 334'ü göçün yoğun olarak yaşandığı Nisan ve Eylül aylarında, sabahın erken saatlerinde görülebiliyor. Yörenin sembolü olan saz horozu, Göksu Deltasında ve kuş dünyasında farklı özelliği ile dikkat çekiyor. Aile dayanışması gözlenen ve bir yaşına gelen genç saz horozları, dünyaya yeni gelen yavruların beslenmesinde anne ve babalarına yardım ediyorlar!
Ülkemizin 17 deniz kaplumbağası yumurtlama alanlarından birisi olan delta, geleceğini Göksu kumsallarına bırakan caretta caretta ve yeşil kaplumbağa türü chelonia mydas için de ayrı bir önem taşıyor.
1996 yılında 1.Derece Doğal Sit Statüsü verilen, Akgöl, İncekum Burnu, Deniz Kaplumbağası yumurtlama sahili, Paradeniz Dalyanı, Göksu Nehri'nden oluşan Göksu Deltası, yöreye özgü (endemik) bitkileri, kumul hareketleriyle doğaseverlere, bilimcilerine olduğu kadar, foto safariciler için eşşiz güzellikler sergiliyor.

Çevrede Gezilecek yerler
Holmi Harabeleri, Liman Kalesi, Boğsak Adası, Tokmar Kalesi, Tarihi Kilisesi, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemlerine ait kalıntıları tarih ve doğa hazinesi olan Taşucu'nda çevre gezisine çıkıyoruz.

Aya Tekla Bazilikası
Taşucu - Silifke kara yolunun 6. km sinden içeri girerek bir km sonra ulaşılan Aya Tekla Basilikası özellikle dindar Hıristiyanların uğrak yeri. Su sarnıcı, hamam ve antik yol kalıntılarının yanı sıra bir yeraltı kilisesi olan, Aya Tekla'nın saklandığı mağara kilise görülebiliyor. Işıklandırılmış olan ve görevlinin yardımıyla gezilen kilise içinde çeşitli sütunlar, bölmeler, odalar, camlı dini bir tablo bulunuyor. St. Paul'un kıymetli öğrencilerinden olan Aya Tekla, Hıristiyanlığı yaymak için Konya ve Yalvaç'ta propaganda yaparken ölüme mahkûm edilince kaçarak buraya gelip saklanmış, sonradan kiliseye çevrilen bu mağarada yaşamış.
Mağara V yy. da ziyaretgâh olmuş. Yaşayıp öldüğü bu mağaranın üzerine kilise inşa edilmiş.

Kilikya Aphrodisias'ı
Ovacık olarak bilinen antik alanlı yerleşim yerine Taşucu - Antalya karayolunun 25. km'sinden, 14 km içeri giren asfalt yol ile ulaşılıyor. Girişte görülen yazlık villaların ve sitelerin çevrelediği koyu sahil boyunca döndüğünüzde tabanı mozaiklerle kaplı olup korumak amacıyla üzeri kum örtülü Panteleon kilise kalıntısına geliniyor. Yarımadanın güneyinde sur duvarları, batı yönünde şövalye evleri, kuzey yamaçlarda nekropol alanı ile kumsalda sarnıç kalıntıları bulunuyor. Günümüzün gözde tatil köylerinden biri olan Kilikya Aphrodisias'ı, antik kentte tatil yaparak tarihle bütünleşenleri ağırlıyor.

Holmi Harabeleri
Taşucu - Antalya karayolunun 2. km sinde halk arasında manastır olarak bilinen bölgede yer alıyor.

Boğsak Adası
Taşucu'nun 10 km batısında Boğsak Koyu girişinde görülüyor.

Liman Kalesi
Taşucu'na 7 Km uzaklıkta Taşucu- Antalya yolu üzerinde Osmanlı Devri eseri olan ve 1471 yılında büyük boyutlu olarak inşa edilen kale günümüze kadar az tahribata uğramış. Kale yakın zamanda yapılan NATO İskelesi sahasında bulunuyor.
İskele karşısı, yol üzerinde en kolay görülebilen, restore edilerek temizlenmiş Bizans Dönemi bir su sarnıcı yer alıyor. Yanına park eden araçlar kıyıdan denize giriyorlar.

Tokmar Kalesine Taşucu
Antalya karayolunun 15. km sinden ayrılan 4 km lik yol ile ulaşılıyor.

Taşucu - Mersin karayolunun 30. km sinde yer alan Narlıkuyu mevkiinde müzeye dönüştürülmüş bir yapı içinde üç güzeller mozaiği, aynı yolun 35. km sinde Kızkalesi, yöre yakınlarında Cennet ve Cehennem mağaraları, Astım ve dilek mağarası görülebiliyor. Taşucu'nun 40 km kuzeyinde Uzuncaburç Beldesi ve Olba antik kenti sınırları içinde Sütunlu Yol, Tiyatro, Zafer Takı, Zeus Tapınağı, Tyche Tapınağı, Roma Kapısı, Uzuncaburç Kulesi, Nekropol, Şehir Kapısı, Tören Anıtı bir başka gezi alternatifiniz olabilir. Asfalt yol ile ulaşılan Uzuncaburç yolu üzerinde Demircili çifte anıt mezar bir başka mola durağınız. Antik kent turu içinde başka ne var derseniz aynı güzergâh üzerinde bulunup 10 km lik bir yoldan içeri girilerek ulaşılan Cambazlı Kilise 5.yy ikinci yarısı Bazilika planlı, üç nefli olarak inşa edilmiş bir kilise olarak Mut Yolunda ki Alahan Manastırının küçük bir örneğini anımsatıyor. Son gezi alternatifi ise yine Kız Kalesi yol tarafından çıkılan ve yoldan ayrılıp 500 metrelik içeri girişle gelinen Adam Kayalar.
Aşağıya indiğinizde insan figürü kabartmalar göreceğiniz Şeytan deresi vadisi yamacında, kayalara yontulmuş üç grup halinde 13 tablodan oluşan rölyefler bulunuyor. Roma dönemine ait olup I. ve II. yy dan dan kalma kalıntılara ulaşmak hiç de kolay olmuyor. Gezi için yaz aylarını seçtiyseniz Adam Kayaların bulunduğu vadiye iniş, beceri, kuvvetli kas yapısı gerektiriyor. Araziye bırakıp araçtan iniyor ve açıklamalı tabelanın yanından inişe başlıyorsunuz. Hiç kimsenin olmadığı kayalıklardan ilerlerken bir karış boyunda 5 ila 15 metre aralıklarla kırmızı boya ile çizilmiş oklar, kabartmalara gidiş yönünüzü gösteriyor. Neredeyse dağcılık yapar gibi indiğiniz noktada bu defa devasa bir mağaranın önünden yatay geçiş yaparak, nihayet Adam Kayaların bulunduğu kaya kabartmaları önüne geliyorsunuz. Seviye olarak insan boyundan yukarda kalan kabartmaları aşağıdan yukarıya doğru fotoğraflayabilirsiniz fakat derinlik kazanmak için geri gidecek mesafe bulunmuyor. Vadi dere yatağına doğru sert iniyor.
Çıkış ise her zaman ki gibi inişten daha zor ve yorucu oluyor. Adam Kayaların gezi yolunu, baş dönmesi, tansiyon, yaşlılık, yalnızlık endişesi gibi durumlarda problem yaşayanlara tavsiye etmiyorum. Her şeye rağmen Adam Kayalara inecek olanlar yazın yanlarına su, şapka, uzun pantolon, terleme sonrası için yedek t-shirt almalılar.