ennlru

Tasucu beldesi

Taşucu

Taşucu Beldesi Genel Tanıtım

Taşucu: Silifke'ye bağlı beldeler içerisinde yerleşim ve nüfus açısından büyük bir beldedir. Aynı zamanda Türkiye'nin Akdeniz'e ve Kıbrıs'a açılan çok önemli bir liman kapısıdır.

Taşucu, Toros Dağları'nın yeşili ile Akdeniz'in mavisinin kucaklaştığı bir noktada kurulmuş; iklimi, doğal güzellikleri, antik yerleşim kalıntıları ile yerli, yabancı herkesin beğenisini kazanan, bu nedenle dünyanın her yerinden insanların gelip yerleştiği veya tatilini geçirdiği, gün geçtikçe de büyüyen Akdeniz'in en gözde beldelerinden biridir.

Beldenin Kaynakları; Tarım, Ticaret, Balıkçılık ve Turizm alanındadır.
Tarım: Belde merkezi ve yakın çevresinde; Narenciye Ürünleri olarak: Portakal, Mandalina, Limon ve Örtüaltı Seracılık Üretimi olarak: Erik, Üzüm, ayrıca Çilek üretimi ön plandadır.
Ticaret: Taşucu Gümrük Kapısından her yıl KKTC'ne deniz yoluyla binlerce kişi giriş-çıkış yapmaktadır. Bu geçişler beldedeki ticari hayata canlılık getirmektedir.
Balıkçılık: Taşucu Balıkçılık Kooperatifi üyesi balıkçılar, av sezonunda belde ve çevresinin deniz ürünleri ihtiyacını karşılamak üzere avlanırlar.
Turizm: Tarihi, doğal güzellikleri, kültürel zenginlikleri ve yılın 300 günü güneşli iklimi, temiz kıyı bandı ile büyük bir turizm potansiyeline sahip Taşucu Beldesi herkese ve her keseye hitap edebilen bir tatil ve turizm cennetidir. Belde merkezi ve yakın çevresindeki Otel, Motel ve Pansiyonların dışında; Ev Pansiyonculuğu sürekli gelişerek cazip hale gelmiştir.
Yat Turizmi ve Tekne Turları: Yaz sezonunda; Taşucu limanı içerisinden her gün sabah saat 10,00'da hareket eden Gezi Tekneleriyle yapılan günübirlik turlar ve akşamları düzenlenen mehtap turları, tatil amacıyla beldeye gelenler için de revaçta bir etkinlik olmaktadır.
Atatürk Evi: Taşucu Belediyesi tarafından sahil bandına yaptırılan ve 12 Mayıs 2005'te ziyarete açılan, Mustafa Kemal Atatürk'ün Selanik'te doğduğu evin birebir benzeri olan "Taşucu Atatürk Evi" Selanik'e gidemeyenler için Ata yadigârlarını görme fırsatı sunuyor.
Amphora Müzesi: Arslan Eyce'nin 40 yıl boyunca büyük özveriyle biriktirip koleksiyon haline dönüştürdüğü, kırılıp yok olmaktan kurtarılan, kaçırılıp satılmaktan korunan, yaklaşık 400 adet Amphora'yı Taşucu Eğitim ve Doğal Hayatı Koruma Vakıfına (TEDHKV) bağışlamasıyla oluşan müze, 1997 yılında Kültür Bakanlığı tarafından resmi olarak müze haline getirilmiştir. Buradaki eserlerin bakım ve onarımları yapılarak 2003 yılında estetik bir sergileme anlayışı içinde ziyarete açılmıştır. Çok kültürlü Amphora'ları barındırmasıyla ünlü Müzede, Tunç Çağı, Demir Devri, Roma ve Bizans Devirlerini kapsayan tüm Eski Çağ ve Orta Çağ (M.Ö 3200-M.S 1453) taşımacılığında yaygın olarak kullanılan somut örnekler sunulmaktadır. 3000 yıllık tarih sürecinin yaşandığı Amphora Müzesi, halen mülkiyeti vakfa ait 1800'lü yıllarda deniz ticareti ve ihracatında kullanılmak üzere ambar olarak yapılmış olan belde merkezindeki yüksek kemerli taş binada ziyaretçilerine hizmet vermektedir.
" Ziyaret ettiğiniz Amforalar, sadece birer taşıma kabı değil, aynı zamanda kendi çağı hakkında önemli bilgiler veren tanıklardır. "

 

Mersin - Erdemli - Silifke - Tasucu

Mersin yat turları

Erdemli yat turları

Silifke yat turları

Tasucu yat turları

 

TAŞUCU

Silifke-Antalya karayolunun 10.km'sindeki Taşucu'nun bulunduğu yerde M.Ö. 7.yy'da kurulan eski Holmi Kolonisinden günümüze kalan hiçbir kalıntı bulunmamaktadır.

 

 

Holmi uzun bir dönemin varlığını sürdürmüş, ancak korsan saldırıları nedeniyle M.Ö. 4.yy'dan sonra zayıflamaya başlamıştır. Büyük İskenderin komutanlarından olan ve Suriye krallığı'nın kurucusu Selefkos Nikator, şehrin zayıf durumunu fırsat bilerek kolayca ele geçirmiş, halkınıda bugünkü Silifke'nin bulunduğu yere yerleştirmiştir. Taşucu'nun 2 km. batısındaki bir tepenin yamacında yöre halkının manastır diye diye isimlendirdiği Mylai Ören yerinde Genç Roma ve Erken Bizans dönemine ait yapı kalıntıları vardır. Yolcu trafiği açısından Türkiye ile KKTC arasındaki en önemli kapı durumunda olan Taşucu, bugün modern bir turistik belde olarak hızla gelişmektedir.

 

ATAKENT (SUSANOĞLU-CORASİUM)

Mersin-Silifke karayolunun 15.km'sindeki bugün bir tatil beldesi olan Atakent'in antik ismi Corasium'dur. Genç Roma dönemine ait kent Isauria Valisi Flavius Uranius tarafından kurulmuştur. Yay şeklindeki antik kentte iki ayrı nekropol, kilise, hamam, sarnıç ve ambar kalıntılarını görmek mümkündür. Bugün denizi, kumsalı ve güneşiyle önemli bir turizm beldesi konumundadır.

Afrodisyas

Halk arasında Ovacık Yarımadası olarak bilinen, arkeoloji literatüründe Kilikya Afrodisiası diye geçen bu antik yerleşim merkezine Silifke - Anamur karayolunun 35. Kilometresinde güneye ayrılan tali bir yolla varılır. İ.Ö. XII. yy'da yapıldığı tahmin edilen ve toplam uzunluğu 4 kilometreye yaklaşan kiklopik sur duvarları ve burçlar görülebilen en eski kalıntılardır.

Antik kentin en önemli eseri St. Pantaleon Kilisesi'dir. İ.S. IV. yy'a ait kilisenin tabanı tamamen mozaikle kaplıdır. Geometrik şekiller, bitki ve kuş motifleriyle süslü mozaik taban oldukça iyi korunmuş durumdadır.Şövalye evleri, sarnıçlar ve nekropol görülebilecek diğer antik kalıntılardır.

 

SİLİFKE COĞRAFYASI

Silifke, doğusunda Erdemli, batısında Gülnar ve Mut ilçeleri, kuzeyinde Karaman ili, güneyinde Akdeniz ile çevrili şirin bir ilçedir. Toros dağlarının eteğinde, Göksu nehrinin iki yakasında kurulmuş bulunan Silifke; Güneydoğu Anadolu, Doğu ve Batı Akdeniz ile iç ve Batı Anadolu'yu birbirine bağlayan devlet karayolu ağının kavşak noktasında olup, il merkezi Mersin'e 80 km mesafededir.  Kıyı kesiminde tipik Akdeniz iklimi hakimdir. Yazlar kurak ve sıcak, kışlar ılık ve yağışlıdır. Ova ve kıyıdan itibaren kuzeye doğru yer alan dalgalı arazi kuşağındaki makiliklerde defne, zakkum, menengiç, murt, harnup gibi tipik Akdeniz bitkileri vardır. Silifke ilçesi %89'u dağlık, %11 'i ovalık olmak üzere 2943 km2 yüzölçümüne sahiptir.

Antik adı Calycadnus olan 268 km uzunluğundaki Göksu nehri Mersin'in en büyük akarsuyu niteliğindedir; derin vadiler oluşturduktan sonra Silifke merkezinin tam ortasından geçip, taşıdığı alüvyonlarla meydana getirdiği 64.000 dekarlık Silifke ovasına suları ile hayat vererek Akdeniz'e dökülür.

Silifke, nüfus bakımından Mersin Merkez İlçelerinden ve Tarsus'tan sonra Mersin ilinin altıncı büyük ilçesidir. Merkez nüfusu 53.151 (2010 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine Göre) olan Silifke'nin toplam nüfusu 114.102'dir. İlçe nüfusunun %76'si merkez ve beldelerde, %24'ü kırsal kesimde yaşamaktadır. Silifke'nin, merkez dahil 8 belediyesi, 68 köy ve 38 mahallesi bulun­maktadır.

İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılık ve turizme dayalıdır. Tamamı sulanan ova kesiminde hububat, yer fıstığı, susam, sebze, çilek, narenciye ve çeltik ziraatı yapılmaktadır. Dağlık kesimlerin iklimi ve bitki örtüsü yapısı küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine elverişlidir. Genellikle keçi türü yaygındır.Küçükbaş hayvan besiciliği daha çok dışsatıma yöneliktir.

Tarihi, doğal ve kültürel zenginlikleri yılın 300 günü güneşli iklimi, 105 km'lik kıyı bandı ile büyük bir turizm potansiyeline sahip olan ve ekonomisinin önemli bir bölümünü turizmin oluşturduğu Silifke ilçesinde Turizm Bakanlığı'ndan belgeli 647, mahalli idarelerden belgeli 1987 olmak üzere toplam 2634 yatakkapasitesi bulunmaktadır. Ayrıca 1258 yatak kapasiteli 8 adet yatırım belgeli tesisler hizmete girdiğinde sektörde istenilen düzeye erişilmiş olacaktır.

 

 

 

SİLİFKE TARİHİ

Büyük iskender'in komutanlarından veSuriye Krallığı'nın kurucusu Selefkos Nikator,şimdiki Taşucu'nun olduğu yerde, ionluların"Holmi" adıyla kurduğu koloniyi ele geçiriphalkını da kıyıdaki Holmi'den 12 km. içeriyebugünkü Silifke'nin bulunduğu yereyerleştirmiş ve "Selefkos'un Şehri" anlamınagelen Seleucia kentini kurmuştur.

Seleucia, Helenistik dönemde Selefkoslarve Ptolemeos (Mısır) krallıkları arasında sıkça el değiştirmiştir

Roma imparatorluğunun MS. 395 yılındaikiye bölünmesinden sonra Bizans yönetiminegiren Seleucia, Ayatekla'nın varlığındandolayı önemli bir hac merkezi durumuna


 

 

SİLİFKE'DE TURİZM

 

Ekoturizmin ana fikri doğayı kullanarak koruma , insanların doğa ile başbaşa olduğu  ve doğa ile birlikte yaşamayı öğrenmesini hedeflemektedir. Silifke Belediyesi Dünya Bankası ve Avrupa Komisyonu'nun desteği ve finansörlüğü ile 1991 yılında kurulmuş olan Akdeniz Şehirleri Belediyeler Birliği 'nin Türkiye'den tek üyesidir. Birlik içerisinde aktif görev alan Silifke Belediyesi sürdürülebilir gelişme ve yerel gündem 21 çerçevesinde ekoturizm ile ilgili pilot projeyi yürütmektedir.

 

 

İlçemizde yer alan Akdeniz'in sayılı sulak alanlarından birisi ve yaban hayatı ile birçok canlıyı içinde bulundurması açısından büyük öneme sahip olan  Göksu Deltası ; doğal güzellikleri , arkeolojik ve tareihi değerlerinden oluşan potansiyeli ile ekoturizmin alt başlıklarını oluşturmaktadır. Aynı zamanda en önemli doğal güzellikleri barındıran önemli bir merkezdir.

 

Silifke'nin dağlık kesimlerinde yükseklikleri 600 ile 1200 m. Arasında değişen Gökbelen , Balandız, Uzuncaburç, Kırobası yaylaları sahilin yoğun  sıcağından kurtulmak isteyen Silifkeliler  için ve yörede hala yaygın olarak yaşayan göçerlerin tercih ettikleri yerlerdendir.

Ova ve kıyıdan itibaren kuzeye doğru yer alan dalgalı arazi kuşağındaki makiliklerde defne, zakkum, menengiç, murt, harnup gibi tipik Akdeniz bitkileri yer almaktadır. Makilerden sonra başlayan ormanlar 2000 m. 'den sonra seyrekleşerek yerini 2500 m'den sonra çalılıklara ve otlaklara bırakırlar.

Yaylaların ve Toros dağlarının yamaçlarında oluşmuş bulunan ormanlar, Çamdüzü, Gelinsuyu, Ali Baba ve Göksu Vadisi boylarında yoğundur. Ağaç türü olarak , baltalık ormanlarda meşe , pırnal, sandal, sakızlık, tesbih, gürgen ve az da olsa kayın ağacı; koru ormanlarında ise kızılçam, karaçam; yükseklerde akçam, katran, ardıç ve sulak yerlerde de köknar yetişmektedir. İlçenin 1.600.000 dekarı orman arazisidir.

Toros Dağları Tracking ; Göksu nehri rafting için gerekli özellikleri taşımaktadır. Yılın 300 günü güneşli olan bölgede 105 km.'lik kıyı bandı ile sahiller tarihi ve doğal güzelliklerin buluştuğu önemli terlerdendir. Yörede toplam 2634 yatak kapasiteli tesis bulunmaktadır.

 

Taş Köprü
İlçemizin M.S. İlk olarak Göksu Nehri üzerine yapılan Taşköprü....
Cambazlı Klise
Adamkayalar'dan sonra Hüseyinler Köyü'nden geçilip Cambazlı Köyüne Varılır...
Jupiter Tapinağı
Şehir merkezinde bulunan Jupiter Tapınağı...
Kıbrıs Şehitliği
Kıbrıs Barış Harekatında şehit düşen 454 subay, astsubay, erbaş...
Uzuncaburç (Diocaesarea)
Mersin'in en önemli ve en iyi korunmuş tarihi kalıntıları...
Işıkkale
Karadedelinin kuzeyinde ve 8 km uzaklıktadır.
Adam Kayalar
Kızkalesi'nden Silifke'nin Hüseyinler Köyü'ne ...
Ayatekla
Taşucu yolu üzerinde 4.Km sonra sağa dönülüp bir km gidildiğinde...
Tevekkül Sultan Türbesi
Taşköprünün hemen yanındaki türbe hakkında yazılı...
Göksu Deltası
Dünyanın en önemli kuş göçü yolu üzerinde bulunan Göksu Deltası...
Kültür Evi
1995 yılında Belediyemiz tarafından yörenin geleneksel...
Demirçili Anıt Mezar
Silifke-Uzuncaburç karayolunun 7. km antik imbriogon...
Karakabaklı
Karadedelinin kuzeyinde ve 7 km uzaklıktadır.
Taş Han
İlçemizin çarşı merkezinde bulunan Taşhan...
Cennet Göküğü
Bir yeraltı deresinin yol açtığı kimyasal erozyonla...
Alaaddin Cami
Roma köprüsünün karşısında bulunan cami...
Frederik Barbarossa Anıtı
Roma-Germen İmparatoru Frederik Barbarossa...
Tekir Ambarı
Kalenin eteğinde, Bizanslılardan kalma bu su deposu 46 m uzunluğunda...
Atatürk Evi
Büyük Atatürk, Silifke'ye olan ilgisini burayı dört defa şereflendirerek göstermiştir.
Tokmar Kalesi
Silifke-Antalya karayolunun 22. km kuzeye ayrılan...